6 Haziran 2017 Salı

Meyvelerin Kralı Mango





Mango, yani meyvelerin kralı, Asya'nın dünyaya sunduğu en güzel armağanlardan biridir. Batı dünyası son 300 yıldır bu egzotik meyve ile tanışmasına rağmen Asya'da tam 4000 yıldır ekilip yenmektedir. Ama tarih tadına bayıldığımız bu meyve ile ilgili epey ilginç detaylar içeriyor. Tam 25-30 milyon yıl önce,  Kuzey-doğu Hindistan, Burma ve Bangladeş'de mango agacının fosillerine rastlamaya başlıyoruz. 

Bilinen ilk ismi Amra-Phal. Güney Hindistan'a geldiğinde ismi Aam- Kaay ve sonunda telafuz farklılıklarından dolayı Maamkaay oluyor. Kerala bölgesindeki Malayalılar en son Maanga adını veriyorlar. Bu bölgeye gelen Portekizliler haklı olarak bu meyvenin büyüsüne kapılıyor ve onu dünyaya mango olarak tanıtıyor.

Eski çağlarda Hindistan'da mangonun çok önemli bir yeri vardı. Eski yönetici sınıfı ünlü ve önemli kişilere mango meyve çeşitlerinin isimleri ile ünvan verirdi. Bu önemli bir ayrıcalıktı. Aynı zamanda mango ağacı aşk tanrısı Manmatha ile ilişkilendirilir, çiçek açan tomurcukları da Tanrıların Hint Nanda Krallarına gönderdiği oklar olarak düşünülürdü. Büyük İskender'in Hindistan'a gelişi ve Kral Porus ile savaşı bu kralların dönemine rastlar. Yunanistan'a dönme zamanı geldiğinde Büyük İskender'in yanında bu lezzetli meyvenin farklı çeşitlerini götürdüğü söylenir.


Mangonun Budizmde de önemli bir yeri vardır. Buddha'ya gölgesinde dinlenebileceği bir mango bahçesi sunulduğu ve bu ağaçların gölgesinde uyuduğu söylenir. Buddha ve mango ağaçları ile ilgili yayılan hikaye ve rivayetlerden dolayı, Budizmin yayılmasıyla mango refah ve inancın sembolü haline gelir. Budist rahipler ziyaret ettikleri yerlere yanlarında hediye olarak bu meyveyi almalarıyla birlikte  mango diplomatik bir araç olarak da önem kazanan ilk meyve olur.

Mango Hindistan, Pakistan ve Filipinler'in milli meyvesidir. Mango ağacı Bangladeş'in de milli sembolüdür. Mango yaprakları düğünlerde, Ganesh Chaturthi adlı kutlamalarda hint evlerinde yol kenarları ve kapılarda dekorasyonda olarak kullanılır.

Mango ağacı 35-40 metre yüksekliğe ulaşan 10 metreye kadar taçlanabilen uzun ömürlü bir ağaçtır. Öyle ki 300 yıldır meyve verebilir türlerine de rastlanmaktadır. Çiçekleri 10 ila 40 cm uzunluğunda bileşik salkımlı uçlardadır.  Çiçekler zambağa benzeyen keskin bir koku yayarlar. Meyvelerinin olgunlaşması 3 ila 6 ayı bulabilir. Meyveleri genelde türlerine göre değişiklik gösterir. Kültüre alınmış türler sarı, portakal, kırmızı ya da yeşil dikdörtgen çukurlu tüylü tekli yüzeye sahiptir ve yüzeyi meyve etinden kolay ayrılmaz. Olgunlaşmış meyvelerde kabuğu soyulmuş meyve eti reçineli ve tatlı bir koku verir. Yaprakları yıl boyunca yeşil kalan bu ağaç meyvesini yazın verir ve hava ne kadar sıcak olursa, meyveler de  o kadar tatlı olur. 

Dünya’daki mangoların üçte biri sadece Hindistan’da yetiştirilir. İkinci sırada  Çin yer alır. Mangolar ayrıca Avrupa kıtasında tropik bitki ve meyvelerin yetişme imkânı olan birkaç sayılı yerde yetişir. Türkiye’de daha çok Akdeniz Bölgesi’nin Antalya, Alanya, Mersin gibi kıyı kesimlerinde soğuktan korumalı yerlerde yetiştirilmesi mümkündür.

Hindistan en büyük Mango üreticisi olarak kabul edilsede %1den daha az bir miktari ihraç eder geri kalanını kendi iç tüketiminde kullanır. 

Mango asya ve hint mutfağında vazgeçilmezdir, farklı ve çok çeşitli şekillerde kullanılır. Olgunlaşmamış, ekşi ve yeşil mangolar ''chutney'' adı verilen baharatlı hint soslarında, ''Aam ka achar – keri nu athanu'' denilen bir tür mango turşusunda ve mezelerde kullanılır veya çiğ olarak acı biber, soya sosu ve tuz eklenerek salatalarda tüketilir. Serinletici bir yaz içeceği olarak servis edildiği gibi ,bizim mercimek çorbamıza benzeyen, bezelye, mercimek ve fasulye ile yapılan “Dhal” yemeğinin yanında pişirilerek pilav ile servis edilir. 

Olgunlaşmış mangolar taze olarak tüketilse de yine mutfaklarda pek çok kullanımı vardır. Mango lassi, Güney Asya boyunca popüler bir içecektir. Mango meyvesi, yoğurt şeker veya portakal suyu eklenerek yapılır. Mango tatlılarda, dondurma, pasta, sorbe ve reçellerde kullanıldığı gibi körilere de eklenir. 

Kurutulmuş ve toz haline getirilmiş olgunlaşmamış mangodan moramba amchoor denilen bir baharat yapılır. Bu baharat yemeklere, turşu ve soslara lezzetli, meyvemsi bir ekşilik katar. Genelde olgunlaşmış mangoların portakal-sarı ya da kırmızımsı bir kabuğu vardır ve suludur ancak ihraç edilecek meyveler genelde olgunlaşmamış ve yeşil olarak gönderilir. Her ne kadar ihraç edildikleri ülkelerde etilen (karpit) ile olgunlaştırılsalar da olgunlaşmamış ihraç mangoların tadı; yetiştirildikleri ülkelerde ki olgunlaşmış mangolarla, aynı lezzet ve aromaya sahip değildir.

Mango, Hindistan'da bugün hala refah ve şansın sembolüdür. Yaklaşık 4000 yıldır Hindistan kültüründe bu kadar önemli bir yeri olan bu meyve batı kültürüne son 300 yıldır girmiş, popülerliği ise henüz yüzyıl başında kazanmıştır. Dünya bu meyvenin eşşiz tadına doyamıyor bir türlü, yaklaşık bine yakın çeşidiyle mango, hem damaklarımıza hem de gözlerimize bir ziyafet. Türkiye'ye ise son beş yıldır ekiliyor. Market raflarında el yakan fiyatlarıyla tanesi 5-6 liradan satılan bu güzelim meyvenin arkasındaki hikaye bu. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme