14 Aralık 2017 Perşembe

Linzer Kurabiye


Yılbaşı yaklaşırken bu nefis kurabiyeyi hazırlamak istemez misiniz?
Avusturya'ya ait bu geleneksel yılbaşı kurabiyeleri alımlı oldukları kadar da lezzetliler. Yeni yılı bu lezzetli kurabiyelerle karşılayıp bu nefis kurabiyelerin tadını keyifle çıkarın. 

Malzemeler:
100 gr badem
100 gr şeker 
320 gr un
1 yumurta
1 silme çay kaşığı tarçın
1 çay kaşığı kabartma tozu
1/2 çay kaşığı tuz
220 gr tereyağ
1 çay kaşığı vanilya özütü
üzeri için pudra şekeri

Ahududu reçeli:
200 gr ahududu (donmuş)
90-100 gr şeker
1 kaşık limon suyu

Önce reçeli hazırlayın. Donmuş frambuaz ve şekeri düşük ısıda yaklaşık 15-20 dakika kaynatın. Limon suyunu ekleyin. Kıvam aldığında yayvan bir kaba aktarıp soğumasını bekleyin. Hazır frambuaz reçeli de kullanabilirsiniz, ama hazır reçel bana çok tatlı geliyor, kendim hazırlamayı tercih ediyorum. Uzun süre saklanmayacağı için ve sadece bu kurabiyeler için hazırlanacağından bu miktarda şeker kullanmanın sakıncası yok.








Fırını 180 C'te getirin. Bademleri bir fırın tepsisine dizip fırına yerleştirin. 6 ile 10 dakika pişirin. Kokusu mutfağa yayıldığında fırından hemen çıkarın. Soğumaları için kenara alın. Kuru malzemeleri elediğiniz unla birlikte karıştırın.

Soğuyan bademleri şekerin yarısı ile robotta un halini alıncaya kadar çevirin ama püre haline gelmemesine de dikkat edin.

Derin bir kabın içinde oda sıcaklığındaki tereyağı kalan şekerle birlikte mikser yardımıyla 2-3 dakika karışım beyazlaşıncaya kadar çırpın. Yumurta ve vanilyayı ekleyip çırpmaya devam edin. Mikserin hızını azaltarak  unlu karışımı yavaş yavaş ekleyin. En son badem ununu ekleyin. Fazla karıştırmamaya özen gösterin.

Karışımı tezgahınıza alın ve ikiye bölün. Hamura disk şeklini verip streç filme sarın. En az iki saat veya akşamdan buzdolabına kaldırıp dinlendirin.

Fırınınızı 180 C de ısıtın. İki tepsiye yağlı kağıt serin. Hamuru 3-4 mm kalınlığında açıp resimlerdeki gibi kalıp yardımıyla kesip tepsilere yerleştirin. Tepsileri 10 dakika buzdolabında bekletin.



Ortası delik kurabiyeler daha çabuk pişeceğinden tepsileri ayrı ayrı pişirmenizi öneririm. Yaklaşık 6-8 dakika yeterlidir. Yarı zamanda tepsileri çevirmeyi unutmayın.Pişen kurabiyeleri telin üzerine alıp soğumalarını bekleyin. Ortası delik kurabiyelerin üzerine pudra şekeri serpin. Tabanı oluşturacak kurabiyelere 1 -1.5 çay kaşığı reçel sürüp yayın. Üzerine pudra şekeri serptiğiniz kurabiyeyi yerleştirerek dikkatlice yapışmalarını sağlayın. Kapalı kavanoz veya kaplarda yaklaşık 7 gün taze kalacaklardır .


Afiyet Olsun




12 Aralık 2017 Salı

Gingerbread House Zencefilli Kurabiye Ev



Yılbaşı gelmeden evlerinizi mis gibi kokusu ile kaplayacak, gözlerinize şenlik bu kurabiye evlerle süslemek ister misiniz? Yapımı gayet kolay, süslemesi biraz sabır istiyor doğru ama sonuç buna değer bence:)
Noelde evleri bu kurabiye evlerle süslemek bir gelenek. Bana çocukken en çok sevdiğim masallardan olan Hansel ve Gretel'de geçen  cadının ormandaki şeker ve kurabiyeden yapılma evini hatırlattığı için çok seviyorum sanırım. Önce kartondan bir kalıp hazırlamanız gerekiyor.

İhtiyacınız olan parçalar;
18x17 cm lik iki adet çatı parçası
16x8 cm lik iki adet yan
8x14 cm ve yüksekliği 21.5 cm olan iki adet ön ve arka yüz




Malzemeler:
300 gr tereyağ
(yemeyecekseniz margarin kullanabilirsiniz)
900 gr un
200 gr şeker
220 gr üzüm pekmezi
3 yumurta
1.5 kaşık zencefil (toz)
1 kaşık tarçın
1 tatlı kaşığı yeni bahar
1 kaşık karbonat
30 gr kakao

Royal Icing:
1 çay kaşığı krem tartar
1 kaşık limon suyu
2 yumurta akı
400-420 gr pudra şekeri




Kuru malzemeleri bir kabın içinde karıştırıp bir kenara ayırın. Şeker ve oda sıcaklığındaki tereyağını (yemeyecekseniz margarin kullanabilirsiniz) mikser yardımıyla 5-6 dakika çırpın. Yumurtaları teker teker ekleyin. Pekmezi ekleyip bir dakika daha çırpın. Mikserin ayarını düşürerek unlu karışımı azar azar ekleyin. Ayaklı mikserde bu işlem daha kolay oluyor zira hamur epey katı olduğundan el mikserinizin motoru bir aşamadan sonra yeterli gelmeyebilir.




Hazırladığınız hamuru çok az unladığınız yüzeye alıp toparlayın. İkiye bölüp disk şekli verip düzleştirin. Streç filme sarıp dolapta 1 saat dinlendirin.




Dinlenen hamuru 0.5 cm kalınlığında açın. Kalıpları hamurun üzerine yerleştirerek keskin bir bıçak yardımıyla kesin. Yağlı kağıt serdiğiniz tepsinize parçaları dikkatlice yerleştirerek 180 C fırında kenarları koyulaşıncaya kadar 15-20 dakika pişirin. Fırından çıkan kurabiye parçalarının pencerelerini ve ön kapısını kesin. İyice soğuması için ızgara üzerine alın. Kenarların birleşmesi ve düz olması için soğuduktan sonra ince rende kullanarak düzleştirebilirsiniz.




Evi biraraya getirmek için royal icing kullanabileceğiniz gibi, toz şekeri eritip hazırlayacağınız karamel ile de yapıştırabilirsiniz. Bir saat içinde eviniz süslemeye hazır olacaktır. Royal icing kullandığınızda en az 24 saat beklemeniz gerekiyor onu önemle hatırlatmalıyım. Karamel kullanırken de çok dikkatli olun. Elinizi çok rahatlıkla yakabilirsiniz zira 120 C - 140 C arası olabiliyor şekerin sıcaklığı. Unutup parmağınızla taşan veya damlayan kısımları temizlemeye çalışırsanız parmağınızı ciddi şekilde yakarsınız. Çok dikkatli olun karamel göründüğü kadar masum değil:)





Yumurta aklarını temiz bir kabın içine alın. Pudra şekerini elekten geçirip kenara ayırın. Kar formu alıncaya kadar çırptığınız yumurtaya pudra şekerini azar azar ekleyin. Limon suyu ve krem tartarı da ekleyerek 5 dakika boyunca şeker kristalleri eriyinceye kadar çırpın. Kıvamlı karışımın bir kısmını evi monte etmek için ayırın. İnce duyla sıkacağınız desenler için karışımın kıvamını cok az su ekleyerek ayarlayın. Krema torbasına koyup kenara ayırın. Kalan karışıma istediğiniz rengi ekleyerek ( ben bebek mavisi kullandım çatı için) çatıyı kaplayacağınız icingi hazırlayın. Doğru kıvam icingin üzerine damlattığınız  şekillerin 10-12 saniyede kaybolmasıdır.




Çatıları royal icing ile kapladıktan sonra kurumasını bekleyip, kenara ayırdığınız beyaz icingle ince detayları ve motifleri sıkın. Kuruyan parçaları destek yardımıyla bir araya getirerek yapıştırın ve kuruması için 24 saat bekleyin. Eviniz hazır.








Artan kurabiye hamurunda farklı şekillerde kurabiyeler hazırlayıp süslemeniz mümkün.







5 Aralık 2017 Salı

Sütlü Brokoli Çorbası

Broccoli Soup


Brokolinin faydaları saymakla bitmiyor. İçerdiği çok miktarda kalsiyum, C vitamini , A vitamini ve folat(folik asit) ile bir süper sebzedir brokoli. Johns Hopkins'deki araştırmacılar 28 yıl süren ve 6100 kişi üzerinde yaptıkları bir araştırmada brokoli gibi sebzelerden haftada dört porsiyon tüketenlerin herhangi bir hastalıktan ölme riskinin %26 oranında azaldığını buldular. Brokolideki  fitokimyasal sülforafan , meme ve kolon kanserini önlemede umut vadedicidir . Sülforafan ayrıca Johns Hopkins bilim adamlarına göre , çoğu mide ülserine yol açan H. pylori bakterilerine karşı da savaşmaktadır . Ve bu bakterilere sahip kişilerin mide kanserine yakalanma riskininin üç ila altı katı kadar  daha yüksek olduğunu biliyoruz. Brokoli tüketmek için size bir sebep daha.


Malzemeler:
700gr Brokoli
1 adet taze soğan
2 diş sarımsak
1/2 demet dereotu
1 kaşık zeytinyağı
2 bardak süt
1 kaşık tereyağ
1 çay kaşığı muskat cevizi rendesi
tuz & karabiber
1 adet soğan


Brokolinin çiçek ve sap kısımlarını ayırın.Önce küçük parçalara ayırdığınız sapları buharda 3-4 dakika pişirin ve kenara ayırın. Sonra çiçek kısımları ekleyip yumuşayıncaya kadar pişirin. Tencerenize bir kaşık zeytinyağı ekleyin. Küp şeklinde doğradığınız soğanları ekleyip 2-3 dakika pembeleşinceye kadar kavurun. İçine rende sarımsak, tuz, karabiber ve ince doğradığınız dereotunun yarısını ekleyerek karıştırın ve altını kapatın.

Blendera buharda pişirdiğiniz brokolileri kalan dereotu, haşlama suyu ve tencerede pişen soğanları ekleyip karışımı püre haline getirin. Muskat rendesini ekleyin.Karışımı ocaktaki tencerenize alın üzerine ılık sütü ve tereyağını ekleyerek 5- 10 dakika kısık ateşte  pişirin. Çeşnisini ayarlayın. Kıvamını biraz daha süt ekleyerek ayarlayabilirsiniz. Üzerini taze soğan ve dereotu ile süsleyerek servis edebilirsiniz.

 Afiyet olsun.


2 Aralık 2017 Cumartesi

Taze Zerdeçallı Balkabağı Mücver



Hep çorbası mı olacak? Elbette hayır. Mücveri de damaklara şenlik. Pazarda denk geldiğim karakabağı kullanarak yaptım bu mücveri ama siz normal balkabağı kullanarak da yapabilirsiniz. Balkabağına biraz da kabak rendesi ekleyebilirsiniz dilerseniz.

Malzemeler:
400 gr karakabak (balkabağı)
2 yumurta
1 kaşık zerdeçal rende (yada toz zerdeçal)
100 gr beyaz peynir
2 dal kıyılmış dereotu
1 kaşık karaman kimyonu tozu
1 çay kaşığı rende muskat cevizi
1 adet kırmızı soğan
4-5 kaşık un
tuz & karabiber
kızartma için zeytinyağı veya sıvıyağ




Balkabağının kabuğunu soyup, rendeleyin. Kabak kadar su salmadığını göreceksiniz. İçine yumurta un, tuz , karabiber, muskat cevizi rendesi, taze zerdeçal rendesi,karaman kimyonunu ekleyip karıştırın. Karışımı unun suyu çekmesi için bir on dakika dinlendirin. Gerekli ise kıvamını  ayarlamak için çok az un ekleyin. 

Tavanıza 1 parmak sıvı yağ veya zeytinyağı koyun. Tahta kaşığınızı yağa batırdığınızda baloncuklar çıkıyorsa yağınız ısındı demektir. Birer kaşık karışımdan ekleyin, üzerini düzleştirin. Tavanızı sallayarak ve ateşi arada kısarak mücverleri yakmadan pişirin. 2-3 dakika pişmeleri için yeterli olacaktır. Pişen mücverleri yağlarını çekmesi için kağıt havluya aktarın. Ilık servis edin.


Afiyet Olsun




30 Kasım 2017 Perşembe

Ördek Yağının Faydaları




Yemek pişirirken yağ kullanmakla ilgili tereddütleri olanlardan mısınız? Yağ dendiğinde insanlar zararlı olduğu konusunda nedense şartlanmışlardır, özellikle de hayvansal yağlar söz konusu ise. Oysa günümüzde yapılan araştırmalar ördek yağının en az zeytinyağı kadar faydalı olduğunu gösteriyor. 

Ördek yağında doymamış yağ oranı yüksektir. Ayrıca Linoleik asit yönünden zengindir. Hücrelerin onarılması ve yenilenmesinde etken olan linoleik  asit böbrek hastalıklarının iyileşmesine de yardımcı olduğu klinik deneylerde gözlemlenmiştir. Bu asit aynı zamanda vücudun kalsiyum emilimini kolaylaştırdığı için kemik gelişimi ve sağlığı için de çok önemli bir rol oynar.

Ördek yağı yüksek ısıya dayanıklıdır. Moleküllerin bölünüp zararlı toksinleri açığa çıkarma endişesi olmadan kızartmalarda rahatlıkla kullanılabilir.




Lezzetli olan bu yağ ayrıca kolestrolü düşürür ve kalp sağlığına da iyi gelir. Ördek yağı hayvansal yağlardan veya tereyağının molekül yapısından çok zeytinyağına benzerlik gösterir. Antioksidan deposudur ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.

Tüm bu artı özelliklere rağmen herşeyi kararında yemeli diyerek son derece lezzetli olan ördek yağını haftalık diyetinize dahil etmenizi tavsiye ederim.

Vereceğim tarif fırında patates tarifi. Mutlaka zeytinyağı veya tereyağı ile denemişsinizdir. Bir de ördek yağı ile deneyin. Aradaki lezzet farkını göreceksiniz:)

İnternetten ördek yağı sipariş vermeniz mümkün. (Rougie Ördek yağı en kaliteli markalardan)

Malzemeler:
700 gr Patates
2-3 kaşık ördek yağı
tuz& karabiber 
1-2 dal taze Biberiye



Patatesleriniz taze ise kabuklarını ayıklamadan fırçalayıp yıkayın ve iri küpler şeklinde doğrayın. Soğuk su eklediğiniz tencerenizde kısık ateşte taneleri parçalamadan haşlayın. Tam pişirmeyin diri olsunlar. Süzün biraz kurusunlar. Fırına girecek tercihen dökme demir bir tavayı ocakta ısıtın, yağı ekleyin. İyice ısınan tavaya patateslerinizi ekleyin. Beş dakika çevirip 200 C fırında üzerleri nar gibi kızarıncaya kadar 10-15 dakika pişirin. Son beş dakikada biberiyeleri ekleyin. Servis etmeden önce tuz ve karabiber ekleyin. Ördek yağının patateslere nasıl bir lezzet kattığını göreceksiniz..
Afiyet Olsun

29 Kasım 2017 Çarşamba

Kanlıca Mantarlı Balkabağı Çorbası


Sonbahar biterken bu mevsimi en güzel ifade eden renkler turuncu ve sarının tonları. Sanırım sonbahar denince benim aklıma gelen bu tonları en alımlı şekilde taşıyan ürünlerden biri kanlıca mantarı diğeri de sonbahar kelimesinin  neredeyse eşanlamlısı balkabağı. İkisi bir araya gelince ortaya lezzetli bir çorba çıkmaması mümkün mü? Orman mantarları girdikleri yemeklerin ve çorbaların lezzetini arttırıyor her zaman.

Bu çorba için karakabak kullandım. Dışı yeşil içi kavun rengi olan bu kabak balkabağı kadar tatlı değil. O yüzden yemek ve çorbalara hatta böreklere daha çok yakıştırıyorum. Pazarda karakabağa denk düşmezseniz normal balkabağı ile de tüm tariflerimi yapabilirsiniz.





Malzemeler:
600 gr karakabak(balkabağı)
1 adet soğan
150-200 gr kanlıca mantarı
2 dal maydanoz
200 ml su
200 ml süt ( hindistancevizi sütü) 
2 kaşık  tereyağ
1 kaşık zeytinyağı
1 çay kaşığı muskat cevizi rendesi
1 kaşık taze zerdeçal rendesi( 1 tatlı kaşığı toz zerdeçal)
tuz & karabiber
2 adet acı biber (isteğe bağlı)




Balkabağını soyup iri küpler şeklinde doğrayın. Tencereye zeytinyağını ekleyin. İçine küp şeklinde doğradığınız soğanları ekleyin. üzerine biraz tuz serperek pembeleşinceye kadar kavurun. içine kabakları ekleyin. Bir iki dakika çevirdikten sonra sıcak suyu ekleyip kapağı kapatın. Altını kısarak kabaklar yumuşayıncaya kadar pişirin. 

Karışımı blenderdan geçirip tekrar tencerenize alın. Ilık sütü, rende zerdeçalı , muskat rendesi, acı biber ve karabiberi ekleyin. Tuzunu ayarlayın. Kıvamını biraz daha süt veya daha az süt ekleyerek ayarlayın. Bir kaşık tereyağ ekleyip kısık ateşte 3-5 dakika pişirin. 

Kanlıca mantarlarını enlemesine ince doğrayın. Genişçe bir tavaya 1 kaşık tereyağ ekleyin. Eriyen tereyağına mantarları tuz ve karabiberi ekleyerek yüksek ısıda karıştırarak 3-4 dakika kavurun. Üzerine ince kıyılmış maydanoz ekleyin. Kaselere çorbanızı servis ettikten sonra birer kaşık mantardan ekleyerek servis edin.

Afiyet Olsun



28 Kasım 2017 Salı

Nedir Bu Şeker Hamuru?




İnsanları tatlı sever yada tuzlu sever diye ikiye ayırıyor uzmanlar. Küçüklüğümden beri turşu hele de acı biber turşusu çok severim. Yengemin ünlü acı biber turşularını yemeğe bayılırmışım.4 yaşındaki bir çocuğun gözlerinden yaşlar gelirken  şapur şupur turşuyu yemesini hayretler içinde izleyen halamlar turşuları benden saklarlarmış. Yine de ''Tuşuuu hala tuşuu'' diyerek mutfakta aç kedi misali gezinmeme de gönülleri el vermez iki arada bir derede kalırlarmış..

İnsan aynı kalıyor sanırım. Tatlıdan ziyade tuzlu ekşi ve acı çok severim. Tatlı elbette arada yiyorum, ama sonrasında ağzıma bir adet zeytin atmayı ihmal etmeden:) Damağımda kalan son tat tuzlu olmalı. 




Şimdi şeker hamuru da nerden çıktı diyeceksiniz. Haklısınız. 1980 li yıllarda icat edilen şeker hamuru esnekliği ve kolay şekil verilebilmesi sebebiyle Royal icing veya krem şanti ile süslenen pastaların yerini çok hızlı bir şekilde aldı. Lambeth metodu denilen ve pasta süslemede en beceri isteyen yöntemlerden biri olan üstüste sıkılarak pastaları dantel gibi süsleyen bu tekniğin bile pabucunu dama attırdı. 

Televizyonlarda yayınlanan Cake Boss'un popülerliği şeker hamuru kaplı pastaları evimizin mutfaklarına bile getirdi. Tüm anneler, ev hanımları son 10-15 yıldır şeker hamuru ile haşır neşir. Tatlıya düşkünlüğüm olmadığı için şeker hamuru kaplı tüm pastalara, ve neredeyse her sokak başında açılan şeker hamuru pasta kurslarına mesafeli durdum. Ama kader ağlarını örmekte imiş. Herşey bu ağustos ayında arkadaşımın kızının birinci yaş günü için bir  doğumgünü pastası istemesiyle başladı. Ve kendimi şeker hamuru dünyasında buluverdim. Beni en çok büyüleyen ise şekerden çiçekler oldu. Saatlerin nasıl geçtiğini farketmiyorsunuz. Bir ay sonraki doğumgünüm için kendime yaptığım pastayla siparişler bir bir gelmeye başladı. 




Şeker hamuru jelatin, mısır şurubu, gliserin, nebati yağ, esans ve pudra şekerinin karıştırılmasından elde edilen bir kaplama malzemesi. Bu malzeme ile kaplandığında kekler kurumadan saklanabiliyor, süslendiğinde ise görsel birer sanat eserine dönüşüyorlar. Ben açıkçası pastalar dilimlendikten sonra üzerindeki şeker hamurunu sıyırıp altındaki pastayı yemeyi tercih ediyorum.



Evde şeker hamuru tarifi için;

900gr pudra şekeri
100 gr bitkisel yağ (Crisco/beyaz margarin)
15 ml toz jeatin
30 ml su
15 ml gliserin
105 gr mısır şurubu(sıvı)
2.5 ml tuz
100 gr beyaz çikolata
renklendirici (opsiyonel)
1 çay kaşığı limon suyu

ekstra bitkisel yağ (yoğurmak için)





Pudra şekerini büyük ve geniş bir kabın içine eleyin. 500 gramını sonra kullanmak için kenara ayırın. Yağı mikrodalgada tamamen eriyinceye kadar 30-40 saniye bekletin.Kenara ayırın.

Jelatini ılık suda eritin.Erimiş yağı jelatine karıştırarak ekleyin. Bu karışıma mısır şurubu, gliserin, beyaz çikolata ve tuzu ekleyin. Bu karışımı mikrodalgada  40-50 saniye ısıtıp yumuşatın. Karışım pürüzsüz oluncaya kadar karıştırın. İçine limon suyu ve beyaz renkte vanilya esansını ekleyin. Karıştırın.

Pudra şekerinin ortasını açın ve jelatinli karışımı içine dökün.Kanca takılı stand mikserle karışımı iyice karıştırın. Tüm pudra şekeri erimeli ama hala yapışkan bir karışım olmalı.

Kenara ayırdığınız pudra şekerini tezgaha alın. Tezgahın üzerini ekstra yağ ile yağlayın, kazıyıcı yardımıyla hamuru yoğurmaya başlayın. Bu işlemi yaparken kenardaki pudra şekerini azar azar karışıma eklemeye devam edin. Tamamen pürüzsüz bir karışım elde edinceye kadar bu işleme devam edin. Hamur elinize yapışırsa elinize ve hamura biraz daha yağ ekleyin. 

Bittiğinde hafif yapışkan olmalı merak etmeyin. Zira bekledikçe kuruyacaktır.Hemen kullanacaksanız biraz daha pudra şekeri ekleyebilirsiniz. Hava almayacak şekilde sarıp ertesi günü şeker hamurunuzu kullanabilirsiniz.





Çiçek yapılan şeker hamuru (gumpaste) fondandan farklı. İçinde kolay ve çabuk kuruması için yumurta akı ve Tylose var. Bu karışım hamuru ince açmanızı sağlarken, hazırladığınız çiçeklerin kolay sertleşmesini sağlıyor. Hazırlanan çiçekler toz gıda boyası ile boyandığında ise gerçeklerinden ayırt edilmesi neredeyse imkansız oluyor. Zahmetli ve sabır isteyen bir iş olduğunu itiraf etmeliyim. Ama bu şekerden çiçek dünyasına adımınız attığınızda içinden çıkmak kolay değil. Yapılacak tasarımlar sınırsız. Çiçek yapım teknikleri ile ilgili bir yayın hazırlayacağım yakında. Üzerinde çalışıyorum.
Pasta ve çiçek tasarımlarımı görmek isterseniz instagram hesabım:

sweetboucake
gamzemutfakta



Blogumu takip edenler son zamanlarda yemek tariflerimin azaldığını farkettiler. Bu ara zamanımın çoğunu bu tasarımlar ve siparişler alıyor. Ama yemek yapmayı hala çok seviyorum. Tariflerime eski sıklıkla olmasa da devam etmeye gayret ediyorum:) Yakında iki güzel balkabağı tarifinde görüşmek üzere şimdilik hoşçakalın....




16 Kasım 2017 Perşembe

Kremalı Kanlıca Mantarı Kavurması



Lactarius deliciosus yani kanlıca mantarı mevsimi bu sene geç de olsa başladı.. Pazar tezgahlarını dolduran yegane yabani mantar, en sevdiklerimden biri. Yetiştiği çam gölgelerinin kokusu, alımlı turuncu rengi,lezzeti paha biçilmez. Pazar torbalarını yerleştirmeden ilk işim bu sevdiğim mantarın kavurmasını yapmak oldu. Aslında kasalara sonra da poşetlere doldurularak satıldığından mantarlar kirleniyor. Önce fırça yardımıyla üzerini temizledim,kararan saplarının ucunu azıcık kestim ve nemli bir bezle sildim. Çok çamur bulaşan mantarları mecburen suyun altından 1 saniye geçirip tekrar bezle sildim.




Malzemeler: 
750 gr kanlıca mantarı
2 adet soğan
1 kaşık zeytinyağı
3 dal maydanoz
1 çay kaşığı muskat rende
50 ml beyaz şarap
100 ml krema
tuz karabiber


Soğanları ince piyaz şeklinde doğrayıp zeytinyağı ile birlikte tuz da ekleyerek hafif pembeleşinceye kadar kavurun. İnce dilimlediğiniz mantarları ekleyerek kavurmaya devam edin. Hafif kızaran mantarlara beyaz şarabı ekleyip altını kısın. Suyunu çektiğinde kremayı , muskat rendesini ve karabiberi ekleyin. 5 dakika daha karıştırarak pişirin. Üzerine kıyılmış maydanoz ekleyerek servis edin. 

Afiyet olsun